Bir Bitkiye Sevdalanmak

Aslen Bursalıyım. Doğdum büyüdüm evlendim bu şehirde. Bursalıların geneli şehri sever. Manzarasından, havasından muhakkak sevecek bir doku bulurlar kendilerine bu şehirde. Bense otuzlarıma kadar bulamadım malesef. Dışarı gitmek isteyen ama gitmenin nasip olmadığı kimseydim. Sonra birşey oldu. Annem Karacabey Boğaz tarafından bir yazlık kiraladı. Gidip gelirken Longoz’u çok sevdim. Evet Bursa’da Bursalıların bile gitmediği, bilmediği bir Longoz ormanı var. Su içinde yaşayan, sarmaşıklarla savaşan bir orman. Bu ormanın güzelliği arasında Mürver’e rastladım. Tüm köylülerin o zehirli demesi durdurmadı beni. Araştırdım, araştıdıkça sevdim. Sevdikçe bağlandım. Bir bitkiyi sevdim. Nasıl insan herşeyiyle ve her haliyle sevilir, ben de Mürver’i sevmiştim. Onun çiçeğini, yaprağını, meyvesini. O kadar çok benzetmiştim ki kendi yaşam biçimime. Herkese faydalı olmayı seven, dağınık ve özgür olan bendi o. Kendine zehirliydi. Bilmeyene, tanımayana zehirliydi. 

Evirip çevirilen hikayelerin sonu hep paylaşmak olmaz mı? Ektim diktim, paylaştım Mürverle yaptıklarımı. Bizim sevdamız yeni başladı. 

Fatma

Söylenecek söz çokken...

Mürver ağacını, çiçeğini, meyvesini,

Şurubunu, özünü nasıl yaptığımızı merak ederseniz, 

sizi misafirimiz olarak görmek isteriz.

 

Mürver